5 Mart 2008 Çarşamba

Çitlembik Yayınları blog hayatına başladı!


Çitlembik Yayınları olarak, yazarımız Oğuz Dinç'in önerisi üzerine haberlerimizi blog olarak sunmaya karar verdik. Bu blogda, sayın okur ve takipçilerimize en son çalıştığımız projeler hakkında bilgi vermenin yanı sıra, Çitlembik'teki güncel olaylardan özetler de geçeceğiz.

Bugün Çitlembik'te neler oldu?
Bir anda gelen bahar herkesin neşesini yerine getirdi getirmesine, bir de şu gripler ve soğuk algınlıkları olmasa! Yine de Çitlembik ekibi yıkılmadı, ayakta! Efendim, Vanessa Hanım ve Çiğdem Hanım bugün "Secrets of the Turkish Kitchen" isimli kitabın yeni baskısını hazırlamakla meşguldü. Onlar orada hummalı bir şekilde çalışa dursunlar Ali Bey yeni çocuk kitabı "Yaşlı Cadı ve Çocuk" için bandrol peşinde koşturmaktaydı. Faaliyet belgesinin süresi bitmiş, ama şirkette Genel Müdür değişmiş, o yüzden imza sirküsü geçerliğini yitirmiş vs vs; bu arap saçının yakında çözüleceğini ummaktayız. Ali Bey dışardayken şirketin gündelik sorumlulukları İsmail Bey'in omuzlarına yıkıldı. Kendisi hem müşterilere yardımcı olmaya çalışıyor, hem fatura kesiyor, hem de İdefix Bey ile ilgilenmeye çalışıyordu ki sırtına yapıştırılmış bir kağıt ilgimizi çekti. Kâğıdın üzerinde "Satılık Eşek" yazmıyordu; daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız yüz kızarıklığından muzdarip olan Hatice Hanım ile konuşmanız gerekiyor. Bütün bunlar olurkene Nancy Hanım, çeviriden başını kaldırabildiği ve öksürüklerden biraz olsun dinlenebildiği zamanlarda "Amanın, bu ne biçim cümle, ne bi-çim cümle? Çeviriyi beş sayfaya indirdiler, ama bunlar ne bi-çim cümle," diye dert yanıyor idi. Esma Hanım ise aynı anda seksen beş iş peşinde koşturmaktan biraz nevri dönmüş gibi görünüyordu. Buna rağmen, yanlış anlamayın sakın, Esma Hanım'ın suratından gülücükler eksik olmaz.
Bir de Şenol Bey var, ama kendilerini bu aralar ancak İstiklal Caddesi'nde koştururken görmek mümkün oluyor. Eh malum, Mart ayı biraz yoğun oluyor... Temmuz bir gelse, bir gelse...
Peki fotokopi makinemiz neden bozuldu? Sizce yenisini mi alsak, yoksa fotokopileri dışarda mı çektirsek? Bunun için bir hesap yapsak mı, yoksa "amaaan, fotokopi makinesi her işe lazım," mantığını mı sürdürsek?
Aaa, bu arada Zeynep Hanım aradı, telefon bekliyor. Ayşe Hanım aradı, selam söyledi. Fatma Hanım kontrat bekliyormuş. Elvan Hanım arıyor, bağlayayım mı? (Sözleşmeleri geri gönderdik mi? Kapak izinlerini aldık mı? Email geri mi döndü?) Ahmet Bey artık dosyasını geri istiyor, ama ne zaman geleceği belli değilmiş. (Bu cd'yi ne yapalım? İsmaaaaail! Ne yapalım cd'yi, bir de bu kabloya adaptör nereden bulunur?) Redaksiyonu bitirdin mi? Aaaa, hâlâ bitmedi mi?
(Halbuki çok müthiş kitap, çooook. Haydi blog yazmayı bırak, redaksiyona bak!)

Sevgi ve Saygılar,

Zarife

Not: Kitaplarımızla ilgili daha detaylı bilgiyi www.citlembik.com.tr adresinden bulabilirsiniz. Vaktiniz olursa www.nettleberry.com'a da bakın!